• Beylikdüzü-Bahçeşehir-Kağıthane
  • Pazartesi-Cumartesi: 08:30 -20:00

Etiket Arşivleri: açkalmadandiyet

MANTAR

Mantarlar, besin değeri açısından zengin sağlıklı gıdalardan biridir. %92,45’i sudan oluşan mantar; 100 gramında 22 kalori enerji içerirken, 3.09 gram protein, 0.34 gram yağ, 3.26 gram karbonhidrat ve 1 gram lif içermektedir. Mantarlar canlılar grubunda kendilerine özel bir gruba dahildir. Birçok kişinin et grubuna dahil olduğunu düşündüğü mantar besin içeriği bakımından et grubuna değil sebze grubuna dahil edilebilir.

Mantarlar, aynı zamanda selenyum, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, çinko mineralleri ve C vitamini, A vitamini, tiamin, riboflavin, niasin vitaminleri bakımından zengin içeriğe sahiptir.

USDA verilerine göre mantarlar selenyum mineralinin en iyi kaynağıdır. Çalışmalar selenyum mineralinin antikanser, antioksidan ve antiinflamatuvar etkiye sahip olduğunu bildirmektedir. Selenyumun tiroid hastalıklarında da iyileştirici etkiye sahiptir.

Kolesterol

Mantarlar, sebze grubuna dahil edilse de diğer sebzelere kıyasla daha yüksek oranda protein içermektedir. Yüksek protein içeriğine sahip gıdalar genellikle hayvansal kaynaklıdır ve hayvansal kaynaklı gıdalar proteinin yanında doymuş yağ ve kolesterol içeriğine de sahiptir. Mantar, doymuş yağ ve kolesterol içermemesi ve düşük kaloriye sahip olması ile kolesterolü yüksek, kardiyovasküler hastalığa sahip bireylerde sağlıklı protein kaynağı olarak tercih edilebilecek besinlerdendir.

2012 çalışmasında, pembe istiridye mantarları, yüksek kolesterolü olan farelerde kötü kolesterol miktarını düşürmüştür.

Kemik Sağlığı

Mantarlarda en yüksek miktarda bulunan minerallerden biri de kalsiyumdur. Kalsiyum kemik sağlığı için en önemli mineraldir. Kalsiyum her gün yeterli miktarda alınması gereken makro minerallerdendir.

Bağışıklık

Mantarlarda bulunan güçlü bir antioksidan olan Ergotionin, serbest radikallerden korunma ve bağışıklık sistemini güçlendirmede büyük etkiye sahiptir.

Aynı zamanda mantarlar, mikrobiyal büyümeyi ve diğer mantar enfeksiyonlarını önleyen doğal antibiyotikler (penisilin benzeri) içermektedir. Yapılan bir çalışmaya göre bu antibiyotik içeriği bağışıklık sistemini uyarma ve düzenleme etkisine sahiptir. Bunlara ek olarak mantarlar, bağışıklık sistemi için en önemli olan A ve C vitaminleri bakımından da zengindir.

Düşük kan basıncı

Potasyum minerali damar genişletici, kan akışını hızlandırıcı etkiye sahiptir. Tüm mantar çeşitleri potasyum açısından zengindir. Yüksek tansiyon, kalp krizi ve felç kan akışının azalması ve damar daralması sonucu meydana gelen hastalıklardır. Bu hastalıklarda tedavide en önemli noktalardan biri yüksek potasyum içeriğine sahip bir beslenmedir. Potasyumun ayrıca bilişsel işlevi de arttırdığı bildirilmektedir, beyne kan ve oksijen akışının artması nöral aktiviteyi uyarmaktadır. Çalışmalar, artmış potasyum seviyelerinin hafızayı ve bilgi birikimini arttırdığını göstermiştir.

Kanser

ExperimentalBiologyandMedicine dergisinde yayınlanan bir 2010 yılı çalışması , beş çeşit mantarı (maitake, crimini, portabella, istiridye ve beyaz düğme) test etmiş ve meme kanseri hücre büyümesini ve üremesini önemli ölçüde bastırdığını tespit etmiştir. Meme kanserine karşı kemoprotektif etkiye sahiptir.

Ayrıca, MemorialSloanKettering Kanser Merkezi’nde kemoterapi ile kullanıldığında shiitake mantarında bulunan lentinan adlı maddenin bazı kanser hastalarının yaşamını uzatmaya yardımcı olabildiği gözlemlenmiştir. 1985’te Japonya’da mantar anti-tümör etkilere sahip olmasından dolayı adjuvan(hastalıklara karşı güçlendirici) olarak onaylanmıştır .

Yaşlanmayla Mücadele

2017 yılında yapılan bir çalışmada, Penn Eyaleti araştırmacılarından oluşan bir ekip, mantarların, her ikisi de yaşlanma karşıtı özelliklerle ilişkili olan, ergotionin ve glutatyon antioksidanları bakımından zengin olduğunu bulmuşlardır. Araştırmacılar, mantarların bu iki antioksidanı en çok içeren diyet kaynağı olduğunu belirtmişlerdir.

BARBUNYALI DOMATES ÇORBASI

Biraz farklı lezzet arayanlara biraz da hep aynı şeyleri yemek canımı sıkıyor diyenlere yeni bir tarifle geldim.

Kurubaklagiller, bitkisel protein açısından oldukça zengin ve önemli bir gruptur. Bu tarifimizle kurubaklagilleri tüketmekte zorlanıyorsanız bu problemi de ortadan kaldırıyoruz  Bunun yanında antioksidan, vitamin, lif içeriğiyle hem tokluk sağlayacak hem de bağışıklığınızı destekleyecek.

Lafı uzatmadan tarife geçelim…

Malzemeler:

  • 3 orta boy domates
  • 2 orta boy kapya biber
  • 1 orta boy soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 10 yemek kaşığı haşlanmış barbunya
  • 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 10 dal maydanoz
  • Pul biber, tuz
  • Domateslerin saldığı su miktarına göre 250-400 ml su

Yapılışı:

Yağı tencereye koyduktan sonra sırayla soğan, sarımsak, kapya biberleri yumuşatın. Ardından doğradığınız veya konservelediğiniz domatesleri ekleyin.Biraz karıştırdıktan sonra suyu ve önceden haşlanmış barbunyaları da ekleyip 30-35 dakika pişirin. Altını kapatmaya yakın maydanoz, tuz ve damakzenkinize göre pul biberi ilave edin. Üstüne süs olarak istediğiniz bir yeşillik kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun.

                                             DİYETİSYEN GÜLFEM YEDİER

KUŞBURNU VE FAYDALARI

Kış geldi. Soğuk algınlığı, grip baş göstermeye başladı. “Neler bağışıklığımızı güçlendirir?” dediğiniz sıralarda

Bağışıklık üstünde oldukça önemli olan besinlerden Kuşburnu’nu tavsiye etmek istedik.


Gül bitkisinin bir meyvesi olan ve yalancı meyve olarak bilinen Kuşburnu yüksek miktarda C vitamini içermektedir (limondan 25 kat daha fazla). Bununla birlikte yine bağışıklık sistemini destekleyen A ve E vitaminlerinden de zengindir. Antioksidan kapasitesi yüksek olan bu meyve, hücre hasarlarından korunmada yardımcı kuvvettir.  Bu yüksek antioksidan kapasitesi; meyve kurutulduğunda veya poşet çay haline getirildiğinde, kaynatılıp soğutulduğunda C vitamini kaybı yaşanacağı için bir miktar azalmaktadır.

FAYDALARI

Araştırmalar içerisindeki bileşiklerin iltihap ve ağrıyı azaltmaya yardımcı, kilo kaybını destekleyici, düzenli tüketimi ile sindirim kolaylığı sağlayıcı etkisi olabileceğini vurgulamaktadır. Sindirim sistemindeki etkinliğinden kaynaklı kabızlık sorununa çözüm olabilmektedir.

Aynı zamanda kireçlenme, romatoid artrit ve kanser gibi kronik hastalıklarda da olumlu etkisi olabileceği bilinmektedir.

Kalp sağlığını desteklemekle birlikte cilt yaşlanmasına karşı koruyucu oluşu önemli bir detaydır.

NASIL TÜKETİLMELİ?

Hafif bir tada sahip bu meyve tek başına tüketilebileceği gibi çayları da sık sık tüketilen formları arasında yer almaktadır.

200 ml kaynayıp hafif ılıtılmış suya 3-4 adet meyvesini veya 2-3 çay kaşığı kurutulmuş halini koyarak 10-15 dakika demleyebilirsiniz. Burada önemli olan demleme işlemi bittikten ve meyveler çıkartıldıktan sonra vitamin kayıplarını minimuma indirmek için 5 dakika içerisinde tüketilmesidir.

KİMLER TÜKETMEMELİ? 

Kuşburnu çayının hamile veya emziren kadınlardaki etkileri üzerine çalışmalar yetersizdir. Aynı zamanda olumlu olarak bahsettiğimiz C vitamini seviyesinin yüksekliği, bazı bireylerde böbrek taşı oluşumuna neden olabilmektedir.

Psikiyatrik bozukluklarda kullanılan ilaçların bileşiminde bulunan maddelerin, çayın diüretik (vücuttan su atıcı) özelliği bulundurmasından kaynaklı vücuttaki yoğunluklarında artış gözlemlenebilmektedir. Bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Diyetisyen Gülfem YEDİER